27 Ocak 2021 Çarşamba
Cam Fanusun Ardındaki Gerçek Yaşam
17 Ocak 2021 Pazar
Etkisiz Elemanlar
9 Ocak 2021 Cumartesi
Günler Geçerken
1 Ocak 2021 Cuma
Başlangıç: 2021
24 Aralık 2020 Perşembe
Aynı Mayayla Karılmış Ruhlar
12 Aralık 2020 Cumartesi
Siz Hiç Kendinizle Karşılaştınız Mı?
Karantina gecelerinin birinden yazıyorum şimdi. Saat 01.43 az önce 2013 yılında defterime yazdığım yazıları okudum. Yılların özetini geçerek bir yazı daha yazdım. Tamamladım o yılları. Tuhaf bir duygu. Siz hiç kendinizle karşılaştınız mı? Ben karşılaştım. Aradan yıllar geçti ama o anki duygularım karşımdaydı sanki. Bu defter bugün tesadüfen geçti elime. Tesadüfen geçen defterde, geçen yıllarımı gördüm az önce. Bazen tebessümle bazen de dolarak gözlerim, okudum işte. Asi ergen yıllarımdı, ne cümleler yazmışım. Aslında o zamanlar da farkındaymışım her şeyin, hissettiğim ve düşündüğüm her şey doğruymuş. Yıllar sonrasından bildiriyorum, haklı çıktım..
Sarılmak istedim kendime. Korkma geçer, geriye kalırsa bir iz kalır ve seni sen yapan bir his kalır demek istedim, şimdi dinlediğim şarkının da dediği gibi.. Yıllar geçti. Yıllar.. Zaman su gibi değil mi? Bazen buz gibi bazen de fokur fokur kaynayan bir su.. Hayallere bile hevesin kalmadığı zamanları görmüşüm. Dünyanın sonu sandığım şeyleri yerinde bırakmanın en büyük özgürlük olduğunun tadına varmışım. Kaybetmişim, kazanmışım. Kendim olmayı başarmışım ama birçok şeyi başaramamışım. Kaçtıklarımın üstüne daha çok gitmişim, sabit duran şeylerden ne çok kaçmışım. Büyümüşüm velhasıl..
Hayat eksiklerle dolu. Hatalarla belki. Hatanın nerede olduğunu göremediğimiz hatalar. Çaresi yok yani. Görmek gerekiyor, anlamak gerekiyor, öğrenmek gerekiyor. Beylik laflar etmişim ama haklıymışım. Haklı olmasam daha iyi olurmuş aslında ama hayat.. Ben de iyi kötü bunları yaşamalıymışım. Şans, kader, akıl her ne denirse artık..
Hayatımda şükretmem gereken şeyler var. Bunların başında yazmak geliyor sanırım. Yazabilmek.. Bir sığınak olmuş benim için. Mutluyken de üzgünken de yalnızken de yazmışım. Hoş yine aynıyım. Yine soluğu yazıda alırım. Hayatımın hangi döneminde nasıl bir kârını göreceğim bilmem ama belki de en iyi yaptığım şey yazmaktır. Belki de bu da değildir. Bilmiyorum. Birden kendimle karşılaşıp konuşmuş gibi oldum. Hâlâ kendi cümlelerimin etkisi altındayım. Ne garip..
Söyleyecek çok şey var ama onları içimden söylesem daha iyi olacak sanırım. Hepimizin içinde, içinden söylediği şeyler vardır değil mi? Yalnız değilimdir belki. Belki de düşüncelerimle yapayalnızımdır. Her şey olabilir. Hayatta aslında her şey olabilir. Bu yazı birazcık fazla samimi oldu. En azından benim için. Yıllar öncesine gidip gelmiş gibi bir duygu içinde olarak.. Ne diyelim, hayat.. İyisiyle kötüsüyle yaşamak..
Saat 02.09 olmuş. O yıllarda da gece kuşuymuşum. Çok daha eski yazılarımda da durum hiç farklı değilmiş gerçi. Gecenin sessizliği ve sakinliği huzur veriyormuş hep. Kıyamam ya.. Asi ergen canım kendim.. Kendime sarılıp kendimi gerçekten sevdiğimi söylemek isterdim. Böyle tarifsiz duygular içindeyken mevzuyu burada bırakayım. Yarınlar sürprizlerle dolu. Tutunduğum ve insanlara uzattığım dalları kırmayacağım. Evet, yarın sürprizlerle dolu.
Sağlıklı, mutlu bir hayat dilerim.
Hepimiz için..
24 Kasım 2020 Salı
Kokusunda Sevgi Bulunan Kelimeler
Dönüp dolaşıp buraya geldim. Burada olmak, kendi içimde yaşamak, aklımın odalarında dolaşmak gibi. Yazdıklarımın belki de tek okuyucusu benim. Bu da ayrı bir özgürlük veriyor gibi. İç sesim söylüyor, ben de yazıyorum. Düşünsel özgürlüğün zirve hali. En azından benim için.. Şimdi iç sesimi klavye ile buluşturma vakti.
Sevmek, sevildiğini hissetmek, toplumda bir yer edinmek, değer görmek, değerli görüldüğünü bilmek, insanların hayatına dokunduğunu görebilmek, önemsenmek, bir insan için en büyük mutluluk olsa gerek. Benim gibi duygularıyla ve kelimelerle yaşam enerjisi bulan biri için böyledir diyebilirim. Muhakkak vardır benim gibi düşünenler. Kokusunda sevgi bulunan bir kelimenin nasıl iyi geldiğini, günü nasıl güzelleştirdiğini bilirler elbet. İşte bugün böyle bir gündü. Hatırlanmak, gün boyu sevgi ve saygı dolu cümlelerle sarmalanmak ne güzel..
(Fonda hala bildirim sesleri var. Minnettarım, şanslı olmak bu olsa gerek. :) )
Hayatın bazen şanstan ibaret olduğunu düşünüyorum. Bazı anlarda yani. Karşınıza çıkan, yaşadığınız, etkileşim halinde olduğunuz iyi kötü her şeyin bir kazanç olduğunu düşünüyorum. En kötü tecrübelerin dahi bir sebebi olduğunu ve aslında bambaşka bir olayda avantaja dönüştüğünü düşünüyorum. Düşünebilmem için aklımın ikna olması gerek. Aklımı ikna edebilecek tek şey ise yaşam ve yaşanan gerçek. Yaşamın içinde bunları görmek, meseleye olan inancımı arttırıyor benim. Evet her şey başka bir şeye dönüşmek üzere fragmanı gösterilen bir film gibi. Yaşadığımız anlık hüzün, bütünden bir parça ama asıl mevzu bambaşka. İşte bunu da zaman gösteriyor yalnızca. Zaman.. Sihirli sözcük. Olmazları olduran, mümkünleri imkansız kılan, büyü..
Kalabalıkların aslanları, içinde süt dökmüş bir kedi taşır. Bu kedi bazı zamanlarda tenhalığından kaçar ve kalabalıklarda dolaşır. Sonra tekrar bulur yerini. Her şey normal seyrine ulaşır. İnsanız.. Bazen içimizdeki o süt dökmüş kedinin başını okşayıp özgürlüğüne kavuşturmalıyız. Dönüp dolaşıp geleceği yer nasılsa bellidir. İçinizdeki süt dökmüş kedi yalnızca sevgiye gelir. Kendinizi ve içinizdekini sevin. Her şey güzelleşir. Nihayetinde herkes kendini ve kendi içini en iyi bilendir. Değil mi? Kendinizi kalabalıklar içinde yalnız hissettiğinizde, kuyruğunuzu indirmek durumunda kaldığınız ve bunun bir saçmalık olduğunu hissettiğinizde bu durumu hatırlayın.
İnsanız.. Gücümüzün içinde güçsüz yanlarımızın da olabileceğini ama her şeyin olması gerektiği haline dönebileceğini unutmamalıyız. Bunu bugün kendime hatırlattım. Görebildiğimiz her şey, bizim ona ayırdığımız değer kadar kıymetli. Her şeyin yeri de kıymeti de ayrı. Değer kotamızı doğru şekilde paylaştırmak gerek. Bu en mantıklısı. Dünyayı sevgi güzelleştirecek.
Bunu böyle dağa taşa yazacağım. :)
Günün kapanışını yaparken iç sesime teşekkür ediyor ve kulağımın her zaman onda olduğunu hatırlatıyorum. Hatalarımın, yanlışlarımın, heyecanlarımın, öfkemin, sevgimin, merhametimin tek kaynağını, duygulardan mürekkep bir insan olduğum gerçeğine bağlıyorum. Aklımın, kalbimin ve ruhumun daha çok törpülenmesi gerek. İyi olan her şeyi severek ve öğrenerek..
Buraya kadar kimler okudu asla bilmeyeceğim.
Muhtemelen düşünceler ve kalpler bir..
Sağlıklı, huzurlu, neşe dolu günler dilerim.
Sevgilerimle..
Çatırtıları Duydunuz mu?
Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :) Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...
-
TİMSAH HEYKELİ Kadıköy’de bulunan, her ne kadar dikkat çekmese dahi buluşma...
-
Dün gece Lale Müldür'ün, Mağaradakiler adlı edebiyat dergisiyle söyleşisine denk geldim. Ve dün gece itibariyle kendisine hayr...
-
Mutluluk.. Üzerine söylenmiş milyonlarca söz, yazılmış trilyonlarca yazı var. İnsanlığın yegane arzusu, duaları...