16 Ocak 2020 Perşembe
Yazma Oku ve Konuşma Dinle
Bu aralar..
Zaman hızla akıp gidiyor. Hangi ara gün doğuyor, gün geceye ne zaman kavuşuyor, akıp giden zamanı yakalayamıyorum. Bir su gibi.. Zaptı zor.
Bir diğer yandan anlatacak çok mesele, bu meseleleri izah edebilecek tek bir kelime yok. Bu aralar yazmak istemiyorum nedense. Bazen olur böyle..
Zaman çok ilginç bir olay. Akıbeti kestiremiyorsun. Yaşanan en ufak bir olay dahi insanı eritirken diğer yandan güçlendiriyor. Olacak olan bir şekilde oluyor. Anlatamıyor, anlayamıyorsun. Yalnızca bir nehir gibi akıp geçen zamanı uzaklardan sessizce izliyorsun. Gürül gürül akan zaman nehrinin huzur veren sesi, bir nevi terapi.
Olmazlar oluyor, imkansızlar mümküne dönüşüyor. Yaşayarak öğreniyorum tek tek. Bu zamanlar konuşma değil dinleme, yazma değil okuma zamanı. Bir süre daha böyle.
Kalbimiz gibi günlere..
Bu yazıyı blog derinliklerinde bırakıyorum.
Denk gelip okursanız bunu okuyan birkaç kişiden birisiniz demektir.
Sevgiler.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Çatırtıları Duydunuz mu?
Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :) Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...
-
TİMSAH HEYKELİ Kadıköy’de bulunan, her ne kadar dikkat çekmese dahi buluşma...
-
Dün gece Lale Müldür'ün, Mağaradakiler adlı edebiyat dergisiyle söyleşisine denk geldim. Ve dün gece itibariyle kendisine hayr...
-
Mutluluk.. Üzerine söylenmiş milyonlarca söz, yazılmış trilyonlarca yazı var. İnsanlığın yegane arzusu, duaları...
Birkaç kişi bazen yeterince kalabalıktır. Güzel şeyler söylemeye istekliyken sesin ve yazmak içinden geldiği sürece... birkaç kişi için bile olsa, susma.
YanıtlaSilÖyle mi dersiniz?
SilBilinmeyen kalabalıklara selamlar, sevgiler..