Yeni yıl, yeni bir düzen getirdi bana. Günden güne değişiyor her şey. Her şey derken benim için önemli olan şeyler yani. Bugün biraz bundan bahsetmek istiyorum. Bu benim için gerçekten önemli.
Yılların asi ergeni ruhum, şimdiye kadar hiçbir plan ve programı kabullenemedi. Ben de aklımın ve kalbimin rüzgarı nereye eserse oraya doğru gittim. Pişman değilim, güzel şeyler öğrendim çünkü. Alakasız görünen ama beni doyuran şeylerdi o rüzgar içinde bulduğum. İçinde olduğum durum da çok farksız değil aslında sadece not alıyorum, hepsi bu.
İnsan kendini en iyi bilendir. Kusurlarını, yeteneklerini, kapasitesini en iyi görendir. Dili ne söylerse söylesin, iç sesini en iyi işitendir. İşte ben de kendimi bildiğim için kendimi zorlamak, sabır sınırlarımda dolaşmak istemedim. Tatlı tatlı programlar yapmayı tercih ettim kendim için. Çok basit görünen ama benim için o kadar zor bir şeydi ki..
Mesela siz.. Herhangi bir plana kaç dakika ayırabilirsiniz? Başından kalkmadan, dikkatiniz dağılmadan kaç dakika (saat diyemedim bile) durabilirsiniz? İşte ben öyle sabırsızım ki sürekli başka rüzgarlar esiyor aklımda. Dünyayı kurtarmıyorum elbet ama aklımda esen her rüzgara kapılıyorum, ne yapayım? :) Yine de kızmıyorum kendime çünkü o rüzgarda enerji buluyorum. Bu yüzden bu duruma el attım kendimce.
İşte yeni düzenimde durum daha farklı. Yarın ne yapacağımı biliyorum artık. Bildiklerim dışında şeyler de yapabilirim tabii ki. Özgürüm. Kısıtlamıyorum kendimi. İstediğimi istediğim saatte yapabilirim. Gecenin kaçında bitirmek istersem bitirebilirim o planları. Makul bir plan yapıp o planı yazarak başladım bu düzene. Yaptıklarımın yanına tik attım. Mantıklı planlar yazdım, yazmış olmak için değil. Sanırım bu yüzden hala kopmadım. Her bitene bir tik atmak önce keyif veriyordu, şimdi bu kadar mıydı, bitti mi moduna giriyorum. Daha 9 gün öncesine kadar yılkı gibi gezen ruhum, şimdi planlara doyamadı. :)
Alışkanlık kazanmak 21 gün sürer diyorlar. Haklılardır muhtemelen. Benim için o en fazla 3 gün sürer. Ya devam ederim ya da her şey biter. Bu yüzden tedirginlikle geçti birkaç günüm ama hepsini yaptım, yapamadıklarımı ertesi günün planına ekleyerek tamamladım. Şimdi de yapmam gereken şeyler var aslında. Saat tam 21.56 ama yapacağım. İstersem uykumdan da zaman ayırabilirim çünkü özgürüm ben. İstersem oyalanırım, istersem sabahlarım. Seçim benim. (Alt mesajı anlamışsınızdır siz :) ama ben şimdi ona odaklanmamayı tercih ediyorum.)
Şaka bir yana, kabul ediyorum ki ilk günlerde zorlandım biraz. Nelerle meşgul olacağımı belirlemiş olmak, kendim yazsam bile o plana uymak kolay değildi. Neyse ki kendimi zorlamadan hallettim. Güzel gidiyorum şimdi. Gün içinde nelerle meşgul olduğumu görüyor olmak, düşünmek ve sorgulamak yerine sadece yapıyor olmak, nelere kapıldığımın farkında olmamı sağladı biraz. Benim için okumayı öğrenmek gibi bir şey bu. Çok saçma geliyordur ama böyle işte. Alışacağım kendi tasarladığım plan düzenime.
Velhasıl günler böyle böyle geçiyor işte. Arayarak, bularak, sorarak, düşerek, kanayarak, gülerek, ağlayarak.. Yürüyorum ve öğreniyorum. Hatalar yaptım ve hala yapıyorum. Ama öğreniyorum. Geriden geliyorum belki. Belki de bazen önden ben gidiyorum ama bir şekilde yürüyorum. Çünkü hepimizin bir yolu var. Ne başkası benim yolumdan sorumlu ne de ben başkasının. Düşsem de sekerek yürüsem de yol sadece benim.
Umarım hepimiz çok güzel yollardan geçeriz. Hepimizin içinde her zaman dingin ve huzurlu bir kalp atıyor olur. İyi duygularla ve güzel manzaralarla yollarımız rengini bulur. Saat 22.22 kendime açık bir çay alıp yoluma devam edeceğim şimdi.
Allah hepimize daimi bir huzur versin.
Çok içten diledim bunu şimdi.
Sağlıklı, mutlu, huzur dolu günlere..
Sevgiyle..

