12 Aralık 2020 Cumartesi

Siz Hiç Kendinizle Karşılaştınız Mı?

 

      Karantina gecelerinin birinden yazıyorum şimdi. Saat 01.43 az önce 2013 yılında defterime yazdığım yazıları okudum. Yılların özetini geçerek bir yazı daha yazdım. Tamamladım o yılları. Tuhaf bir duygu. Siz hiç kendinizle karşılaştınız mı? Ben karşılaştım. Aradan yıllar geçti ama o anki duygularım karşımdaydı sanki. Bu defter bugün tesadüfen geçti elime. Tesadüfen geçen defterde, geçen yıllarımı gördüm az önce. Bazen tebessümle bazen de dolarak gözlerim, okudum işte. Asi ergen yıllarımdı, ne cümleler yazmışım. Aslında o zamanlar da farkındaymışım her şeyin, hissettiğim ve düşündüğüm her şey doğruymuş. Yıllar sonrasından bildiriyorum, haklı çıktım..

      Sarılmak istedim kendime. Korkma geçer, geriye kalırsa bir iz kalır ve seni sen yapan bir his kalır demek istedim, şimdi dinlediğim şarkının da dediği gibi.. Yıllar geçti. Yıllar.. Zaman su gibi değil mi? Bazen buz gibi bazen de fokur fokur kaynayan bir su.. Hayallere bile hevesin kalmadığı zamanları görmüşüm. Dünyanın sonu sandığım şeyleri yerinde bırakmanın en büyük özgürlük olduğunun tadına varmışım. Kaybetmişim, kazanmışım. Kendim olmayı başarmışım ama birçok şeyi başaramamışım. Kaçtıklarımın üstüne daha çok gitmişim, sabit duran şeylerden ne çok kaçmışım. Büyümüşüm velhasıl..

      Hayat eksiklerle dolu. Hatalarla belki. Hatanın nerede olduğunu göremediğimiz hatalar. Çaresi yok yani. Görmek gerekiyor, anlamak gerekiyor, öğrenmek gerekiyor. Beylik laflar etmişim ama haklıymışım. Haklı olmasam daha iyi olurmuş aslında ama hayat.. Ben de iyi kötü bunları yaşamalıymışım. Şans, kader, akıl her ne denirse artık..

      Hayatımda şükretmem gereken şeyler var. Bunların başında yazmak geliyor sanırım. Yazabilmek.. Bir sığınak olmuş benim için. Mutluyken de üzgünken de yalnızken de yazmışım. Hoş yine aynıyım. Yine soluğu yazıda alırım. Hayatımın hangi döneminde nasıl bir kârını göreceğim bilmem ama belki de en iyi yaptığım şey yazmaktır. Belki de bu da değildir. Bilmiyorum. Birden kendimle karşılaşıp konuşmuş gibi oldum. Hâlâ kendi cümlelerimin etkisi altındayım. Ne garip..

      Söyleyecek çok şey var ama onları içimden söylesem daha iyi olacak sanırım. Hepimizin içinde, içinden söylediği şeyler vardır değil mi? Yalnız değilimdir belki. Belki de düşüncelerimle yapayalnızımdır. Her şey olabilir. Hayatta aslında her şey olabilir. Bu yazı birazcık fazla samimi oldu. En azından benim için. Yıllar öncesine gidip gelmiş gibi bir duygu içinde olarak.. Ne diyelim, hayat.. İyisiyle kötüsüyle yaşamak..

      Saat 02.09 olmuş. O yıllarda da gece kuşuymuşum. Çok daha eski yazılarımda da durum hiç farklı değilmiş gerçi. Gecenin sessizliği ve sakinliği huzur veriyormuş hep. Kıyamam ya.. Asi ergen canım kendim.. Kendime sarılıp kendimi gerçekten sevdiğimi söylemek isterdim. Böyle tarifsiz duygular içindeyken mevzuyu burada bırakayım. Yarınlar sürprizlerle dolu. Tutunduğum ve insanlara uzattığım dalları kırmayacağım. Evet, yarın sürprizlerle dolu.

Sağlıklı, mutlu bir hayat dilerim.

Hepimiz için..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çatırtıları Duydunuz mu?

      Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :)       Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...