Hayat fark edilmeyi bekleyen yıldızlarla dolu.. Birer hazine olarak bekleyen, hiçbir şartta kapağını dahi aralamayan bir hazine olan insanlarla.. Evet o insanlar biziz. Sen, ben ve biz..
Haydi biraz gerçekçi olalım. Sürekli susturduğumuz iç sesimizi son sese ayarlayıp, biraz da ona konuşma hakkı tanıyalım..
Çok güzel resimler yapıyoruz belki, bakan yok. Çok güzel şiirler-öyküler yazıyoruz belki, okuyan yok. Mükemmel yemekler yapıyoruz belki, lutfedip tadına bakan yok. İnsanlara her tökezlediğinde koşuyoruz belki, biz yerle yeksan olduğumuzda elini uzatan yok. Çok güzel şarkılar söylüyoruz belki, duyan yok. Mükemmel bir el becerimiz var belki, ilgilenen yok. Çok farklı ve ince düşüncelerimiz var belki, anlamaya çalışan yok. İşimiz için, daha faydalı olabilmek için okuyor, yazıyor, kendimizi geliştiriyoruz belki, bu emeğimizin farkında dahi olan yok. Hayatımız bu döngüde sürüp gidiyor belki, çığlığımızı duyan yok.. Değil mi?
İçimizde bir yerlerde, kapalı sandıklar ardında bekleyen bu hazineyi bizden başka bilen yok..
Her yıldız parlamak, her insan fark edilmek ister.. Başarabildiği her ne varsa gün yüzüne çıksın ister. Görünmez olacaksak neden varız değil mi? İnsan nefsi okulunda, işinde, evinde, ilişkisinde, arkadaşları arasında, çevresinde, bulunduğu her yerde fark edilmek ister. Hangimiz istemeyiz değil mi? Peki hangimiz bunu dile getirebiliriz? Hiçbirimiz..
Hayat fark edilmeyi bekleyen, parlak gülüşlerini geceye saçmak, bir çiçeğe ışık olmak isteyen yıldızlarla dolu. Ömrü, fark edilmeyi beklemekle geçen insanlarla.. Çünkü insanız! Hepsi bu..
Kanatlarımıza takılmış mandallar var. O mandallar bir çıksa özgürce uçabileceğiz sonsuzluğa. Ailemizin taktığı mandallar, arkadaşlarımızın taktığı mandallar, işimizin ve patronumuzun taktığı mandallar, çevremizin taktığı mandallar.. Moda olanların taktığı mandallar.. Bu örnekler giderek artar. Her bir mandal, kanatlarımızı biraz daha bağlıyor birbirine. Biraz daha sıkıştırıyor mutluluğa açılan kanatları..
Ve sonra..
Kolladığımız fırsatlar bir bir takılıyor bu mandallara, kenetleniyor yollar, imkansızlaşıyor tüm bu fırsatlar. Biliyorum ve anlıyorum.. Mutlaka bir nedeni var..
Şimdi..
Sevgili sen.. Bu yazıyı okuyan her kimsen.. İçinde barındırdığın hazinelerin farkında olman bile bir mandalı çıkarabilmene neden! Tanı kendini, sev kendini, elinden geleni yap. Sana kötü enerji veren, mutlu olmadığın yerlerde saklan. Kanatlarına takılan her mandalı çıkarmak adına, nihayetinde kanatlarını mutluluğuna açman adına bıkmadan usanmadan diren!
Boşlukların doldurduğu bu dünyada fark edilmek çok güç. Sen kendin için öğren.. Oku, dinle, yaz, çiz, yap, et, elinden geleni ardına gizlemeden.. Dünya bile yorulmuş içindekilerden. Kendine kendin için emek ver. Hazineni çoğalt, hazinesine malzeme arayanlara da yol aç. Kendi ışığına güven ve başkalarının parlamasından korkma. Başkası için bir şey olma, dinle kalbini ve yol aç ruhuna, aksın gitsin zaman tüm coşkunluğuyla..
Sen bir hazinesin, biliyorum, görüyorum, hissediyorum.
Gerçek bir hazine gibi davran..
O zaman, devam..! :)
Görsel alıntıdır.






