5 Ağustos 2018 Pazar

İz Sürücüler




       Gecenin en serin karanlığından geliyorum. Saat tam 03:00 ve 5 Ağustos 2018 oldu. Yakında Eylül olur sonra yıl biter. Zaman su gibi, takip etmek çok güç. Onun kendine has bir akışı var adeta, bizim çok dışımızda ilerleyen bir akış. Ne diyelim, daim olsun!

       Bu saatte neden buradayım? Aklıma alakasız bir şekilde iz sürücüler geldi. İnsan takipçileri, ağaçların arkasındaki filler ve türevleri..

       İnsan sosyal bir varlık. Birileriyle muhatap olmadan, sosyalleşmeden, bakmadan, görmeden, konuşmadan, dinlemeden, okumadan, yazmadan kendini geliştiremez malum. Bu sebeplerle birilerini takip etmesinde bir sakınca görmüyorum. İyi enerjiler alınan, insana bir şeyler katan kişileri takip etmek bir noktada faydalı bile sayılabilir. Farklı hayatlar, farklı insanlar ve farklı tecrübeler en nihayetinde. Geçerli sebepler olabilir. Aklıma takılan iz sürücüler biraz farklı..

      Bazı insanlar vardır, gizli gizli birilerini takip eder, genellikle yakalanır. Kötülediği, belki nefret ettiğini söylediği insanların adımlarını dahi takip etmeye çalışır. Onun gibi olmak adına, onun gibi konuşmak adına, onun gibi yaşamak adına çırpınır. Bana biraz garip geliyor bu durum. İnsan biriyle ortak bir noktada buluşamadığı için irtibatı keser. Birbirlerine katacakları bir şey kalmamıştır çünkü. Bu sinsi takip yalnızca takip edene zarar verir kanısındayım. Takip edilen kendine yeni yollar belirlerken, takip eden bir başkasının yollarını yürümekle meşgul olur ve kendi yollarını kaçırır. Değer mi? Bence değmez.. 

      Ey iz sürücüler..! Boşverin gitsin. Bırakın, herkes kendi yoluna gitsin. O zaman dilimini nefsi kıskançlıkları beslemek adına geçirmek yerine bir başkasının yazılarını okuyun, önerilerini dinleyin daha mantıklı bence. Şu hayata bir şey katabiliyorsanız katmaya çalışın, dokunabiliyorsanız başka hayatlara, bunun için uğraşın. Birilerine faydanız olsun. Olamıyorsa kendinize faydanız olsun. Bir diğer önerim şu olabilir aslında.. Madem yakın takibe aldınız bir insanı.. Konuşmayı deneyin. Evet konuşup düşüncelerinizi söyleyin. Bu çok daha insancıl değil mi? Hem insanın kalbini rahatsız eden o gizli takip son bulmuş olur. Basit yöntemler, naçizane tavsiyeler. Bir merhaba kimseyi yerle yeksan etmez, zirvelere götürmez. Hayat zaten zor. Kendinize daha da zorlaştırmayın şu hayatı. Akışa bırakın ve yürütün yaşamınızı. Birilerinin arkasında kalmak yerine, tek başınıza yürüyün bu çok daha anlamlı..

      Bu yazı belki imha olur, belki sonsuza dek burada olur. Şimdilik evi burası..
İnsanız. Hatalarımızla, kıskançlıklarımızla, nefretimizle, aşkımızla, sessizliğimizle, varlığımızla, yokluğumuzla insanız. Hepsi bizim için var edilmiş kavramlar. Durumu iyileştirmeye bakalım. Daha mutlu olmak, huzur bulmak için..
Vicdanımızı huzur dolu yastıklarda uyutabilmek için kendi yolumuza bakalım..

  
Görsel alıntıdır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çatırtıları Duydunuz mu?

      Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :)       Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...