kader etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kader etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Şubat 2021 Cumartesi

Kabulleniş Evresi


      Hayatınızın nasıl bir evresindesiniz? Nasılsınız? Nasıl hissediyorsunuz? Gerçekten samimiyetle soruyorum bunu. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Kalbinizin atışı nasıl? İçinizde esen rüzgarlar nasıl peki? Duruldu mu sular? Kabullendiniz mi? Geldiğiniz noktada huzuru bulabildiniz mi?

      Ben son zamanlarda nasılım..
      Bugün 3 defa geldim buraya. Yazdım, yazdım, yazdım.. Sonra vazgeçip sildim. Birbirinden bağımsız konulardı kelimelere dökülenler. Esen rüzgarlardı. Neden bilmiyorum ama mühim olan yazmaktı o anlarda, yazdım ve sildim. Gecenin sakinliği ve sessizliğiyle yeniden burada buldum kendimi. Bu defa olacak sanki. :)

      Ben hayatımın kabulleniş evresindeyim sanırım. Kabulleneceğim çok şey var. Gündemim yalnızca kendi hayatım. Bir şeyler oluyor ve bambaşka şeylere vesile oluyor. İlginç bir döngü gibi. Diğer yandan perdeler aralanıyor bazen. Bir zamanlar çok istediğim şeylerin neden olmadığını sorgularken öyle şeyler oluyor ki, iyi ki benim istediğim gibi olmamış diyorum. Sonra ya öyle olsaydı diyorum. Allah beni korumuş ve aslında bana bambaşka şeyler saklıyormuş hissi. Benim asla göremeyeceğim kadar yükseklerden bir elin hayatıma dokunması gibi. Hayranlık, sevinç ve minnet karışımı bir duygu hali. Biraz garip deneyimler oluyor benim için.

      Şimdi.. Gerçekçi olalım. Her insan dönüp kendi hayatına baksa binbir eksiklik bulabilir. Bulunur yani kimin hayatı her haliyle mükemmel ki? Kimsenin başkasının hayatındaki kusurlara odaklanmaya yüzü olmaz aslında böyle düşününce. Aynayı kendine çevirince.. Ve aslında şöyle de bir olay var ki, hayatımızda olan şeyler başkaları için aynı seviyede etkiye sahip değil. Biri için maddi meseleler çok büyük olayken benim için değil. O durumu neden dert ettiğini anlayamam belki bile. Ben manevi bir meseleyi dağ gibi büyütürken gözlerimde, bir başkası için bu bir tepe bile değil. Başkalarının hayatında olan ya da olmayan şeyler, bizde bıraktığı etki gibi değil. Herkesin kuyusu kendine derin. Şimdi bunun üzerine yazmak istiyorum işte.

      Bu noktaya gelmem biraz zamanımı aldı ama hayatımda olan ya da olmayan her şeyde benim için bir fayda var aslında. Her şey nasıl olması gerekiyorsa öyle oluyor. Bahçemde güller sümbüller bitmiyor her zaman. Özenle baktığım çiçeklerin gözlerimin önünde kuruyup gitmesi tabii ki üzüyor beni de. Her insan gibi.. Kalbimde filizlendirdiğim, içime akan yaşlarla beslediğim çiçeklerimin hali üzmüyor değil. Her şey nasıl olması gerekiyorsa öyle oluyor yine de. Bazen de bambaşka güzellikte bir çiçek büyüyor. Ansızın başka bir çiçek tomurcuklanıyor. Hayat zaten böyle bir şey değil mi..

      Kabullenişimin en büyük sebebi hayatımda olan ya da olmayan her şeyin benim iyiliğim için olduğunu bilmem ve hissedebilmem diyebilirim. Bilmek bazı şeyleri dindirmese de, kabulleniş getiriyor. Olan ya da olmayan her şey bana bir şey öğretiyor. Evet gerçekten öğretiyor. Bazı sorularıma hala cevap bulamadım ama biliyorum ki onları da öğreneceğim. Çünkü hiçbir sorum havada kalmadı şimdiye kadar. Zamanı gelince açan kaktüs çiçekleri gibi görünür olacak ve olay örgüsü muhtemelen hayranlık bırakacak.

      Bu çok çok derin bir mevzu aslında. Ben bu derinliğin henüz yüzeyindeyim belki. Görmem gereken, anlamam gereken neler neler var kim bilir.. Açmam gereken pencereler ya da kapatmam gereken kapılar var belki. Belki de hiçbir zaman hiçbirini kapatmamak gerekli. Bilmiyorum ki.. Öğreniyorum işte herkes gibi.

      Şimdi yazdıklarıma şöyle bir bakınca hayatımdan kasırgalar geçmiş gibi duruyor ama öyle değil tabii. Kasırga olmasa da şiddetli rüzgarların estiğini, geçtiğini, yerini tatlı meltemlerin aldığını, yağmurların ve karların yağdığını sonra yeniden güneş açtığını söyleyebilirim.

      Bilmiyoruz arkadaşlar.. Yarınların ne getireceğini, ufacık bir değişimin nerelere götürebileceğini, kaderin ana kayalarının ne kadar yakınımızda olduğunu ve hangi vesileyle o yolu bulacağımızı bilmiyoruz. Elimizde olan şeylerin dışındaki durumlardan bahsediyorum. Bir anda aklımıza gelen bir fikrin nerelere kadar ulaşacağını kestiremiyoruz. İşte bu çok heyecan verici. Çünkü en nihayetinde biliyorum ki, olan da olmayan da bir şeyler öğretecek bize. Tesadüflerin ya da ufacık şeylerin düşünülenden bambaşka bir hal aldığını görmek ya da duymak kaderin üstündeki kadere döndürüyor yüzleri. Ve saat tam olarak 02:00 kapanışı yapma vakti.

      Bu konuda uzun uzun yazmak istiyorum ama yeterince yazdım zaten. Yarınların hepimize güzellikler getirmesini ve kalbimizin huzuru hissetmesini diliyorum. Bunu tüm samimiyetimle diliyorum. Kalbiniz huzuru gerçekten hissetsin. Hayatınızdaki her şey en iyi haline evrilsin. Esenlikler dilerim.

Sevgilerimle..
      

17 Ağustos 2019 Cumartesi

Kendi Tahtını Kendi Yapanlar




      Hayatımın belki de en sakin ve yaşamı kabullenmiş zamanlarının içindeyim. Çok şükür. Bu noktaya gelmek benim için büyük meseleydi. Daim olsun. Her şey kendi zamanını bulduğunda, olması gerektiği gibi olacak nasılsa. Çırpınmak boşa, sadece yaşa düsturuyla geçen günler içindeyim.. Zamana ve kadere güvenerek akıbeti beklemekteyim.

      Buraya genellikle aklım ya da ruhum aydınlandığında uğruyorum artık. Bazen de tam tersi, karanlıklarda boğulduğumda bir nefes almak için geliyorum. Nihayetinde dağınık olan bir şeyleri burada toparlıyorum. Kaçabilecek bir yeri olanlara ne mutlu! Benim de seyir tepem tam olarak bu..

       Bir şeyler okuyor, izliyor ve söyleşileriyle bambaşka insanlar tanıma fırsatı buluyorum. Görünenin ardına dair ipuçlarını bu sayede yakalıyorum. Dikkatimi çeken bazı noktalar var. Bazı insanlar kendi tahtını kendi yapar. Bazı insanların hayatlarının özetinin bu olduğunu düşünüyorum. Çünkü hayat her insana farklı sürprizler hazırlıyor. Özel bir kutu. İçinde ne olduğunu açandan başkası tam manasıyla bilemeyecek. Kutunun sahibi ona gelen sürprizi ne amaçla kullanırsa, tüm dünya ancak bunu böyle öğrenecek. Konuya dönüyorum. Bazı insanlar kendi tahtını gerçekten kendi yapıyor. Bu şans mı, Allah böyle istediği için mi böyle oluyor yoksa yazgısından ayrılamadığı için mi böyle bilmiyorum. Bir şekilde zirvelerden kuyulara, kuyulardan ovalara çıkan yollara düşen insanlar hayatlarının seyrini bambaşka noktalara taşıyabiliyor. Garip değil mi? Bu hayata gelişimizin muhakkak bir sebebi olmalı. Bir ışık, belki bir nefes, belki de dünyanın yangınını söndürecek tek bir damla su. Hayat bu.. Anlatıldığında hayat filminin değerlendirmesi yapılıyor ancak yaşarken her şey bambaşka. En güzel günler hiç bitmeyecek, gençlik hiç gitmeyecek, sağlık yaşımızla cenk etmeyecek gibi.. Oysa yarınlar bir muammaya teslim. En güzel günlerimiz henüz yaşamadıklarımız derken şair, ancak bu kadar haklı olabilir..

       Yaşadıklarını kumbaraya, kötü günleri birer fırsata dönüştürmek üzere atan insanlar ilgimi çekiyor. Çok bilgili insanların dikkatimi çektiği gibi. Asla tek bir doğruya takılmayan, yalnızca sorgulayan, tek bir yargıya takılmadan bilgiden bilgiye koşan.. Böyle insanları dinlemek bile beni mutlu ediyor. Keşke etrafımız böyle insanlarla dolu olsa, onlar hep anlatsa.. Neyse ki internet var. Yazılar, videolar uzakları yakın ediyor. Aklımda çok mesele var aslında ama bugün bunu yazmak istedim. Bunu kendime her zaman hatırlatmak isterim. Kuyulardan geçerse yolum, hatırlamam gereken bir doruk var. Ve bazı insanlar tahtını kendi yapar..

                                                                 Görsel alıntıdır.

20 Nisan 2019 Cumartesi

Bir Mucize Olsun ve Şans Bizi Bulsun



     İnsanlara şöyle bir baktım ve şu kanıya vardım. Şans diye bir şey var arkadaşlar! Var yani.. Biz ne kadar zorlandığımızda kader mefhumuna sığınsak da şans diye bir şey gerçekten var!

      Bazen bir şeyler için uğraşırsın, didinirsin, hayaller kurar,  hedefler koyarsın. Bir şekilde el götürür, yel götürür, sel götürür hayallerin tuzla buz olur. Dilediğin asla olmaz işte. İşte o olmazlara uzaktan şöyle bir bakar, kader dersin.. Hayırlısı buymuş heybene bir hayırlısı buymuş daha eklersin.

      Aradan zaman geçer bir bakarsın aynı hedefe senin kadar istek duymayan biri ulaşmış. Ne duasına katmış ne hayallerinde yaşamış.. Ama başarmış! Olmazlar olmuş, bulmazlar bulmuş velhasıl olan olmuş. Gören gözlere tek bir laf kalmış. Nasibi oymuş..

      Bazen bazı durumlara çok emek vermesen de kolaylıkla ulaşırsın. Su yolunu bulur, bulmuşken lutfedip senin de yolunu açmış olur. Şans budur! Kimilerinin şansı açık, her istediğine kolayca kavuşur. Ne isterse istesin hayalleri nihayetini mutlaka bulur..

       Bundan sonra dileğim şanslı bir insan olmak. Her zaman iyi olana çabucak ulaşmak. Ufacık fırsatlarla çok mutlu olmak. Bundan sonra duam budur. Umuyorum ki şans bundan sonra daha çok isteyenle olur! Bir mucize olsun ve şans hep bizi bulsun!

       Şanslı ve mutlu günler olsun.. :)



Çatırtıları Duydunuz mu?

      Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :)       Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...