1 Şubat 2020 Cumartesi

En Büyük Kale: AİLE



      Mutluluk paylaştıkça mı çoğalır? Yapılan iyi işler ve verilen emekler takdir edildiğinde mi anlam kazanır? Mutluluk sevdiklerimizle mi vardır? Hayatımızı anlamlı kılan sevdiklerimizin varlığı mıdır?

      Yoldayım. Karşımda iki teyze gözlerinden inciler dökerek bunun üzerine konuştu az önce. “ Mutlu olduğumuz anları annemize babamıza anlatırız onlar da mutlu olsun diye. Yaptığımız şeyleri onayladıklarında, beğendiklerinde nasıl mutlu oluruz değil mi? Sevdiklerimizin etrafımızda olması bizi de mutlu eder bu sebeple.” dedi bir tanesi. Sonra diğeri, “ Sen en azından bunu yaşamışsın bak, ben onları hiç tanımadım. Şimdiyse torunlarımızı gördükçe mutlu oluyoruz, onların neşesiyle hayat buluyoruz “ dedi. Dökülmeye devam ederken inciler, düşündüm ben de. Mutluluk aslında ne?

      Aile deyince akan sular duruyor. Bu kimisi için bir kale kimisi içinse içi doldurulamayacak bir boşluk. Bir yara, bir sızı. Hangisi denirse..
Güven, huzur, sevgi dolu bu kale, insana bir cesaret ve sığınacak bir alan veriyor. Mutlu ediyor, hastayken üzeri örtülüyor, zor durumda uzanan bir el oluyor işte bu sıcak kale. Sonra bu kale kendi içinden yeni kaleler doğuruyor. Çocuklar büyüyor, yeni kaleler kuruluyor. Birbirine görünmez iplerle bağlı onlarca aile. Başarılar, heyecanlar, düğünler, bayramlar derken aynı duygular dolaşıyor farklı kalelerde. Önemi bir kere daha anlaşılıyor böylece.

      İnsan, elindekinin kıymetini yalnızca kaybettiğinde anlayan bir canlı. Ayrılıkların ve küslüklerin ardından yapılan iyiliklerin ve iyi anların hatırlanması da bundan sebeptir belki. Kaybedilen hep kıymetli. Oysa ellerimizdeki altın ve inciler ne kadar sıradan değil mi? Onların hepsi bir başkasının tanıyamadım dediği imkansız hayali.

      Hassas bir konu. Biliyorum.  Aile herkes için hassas bir nokta. Belki değerini bilemediğimiz belki de hiç tanıyamadığımız bir yuva. Yaş aldıkça değerini öğrendiğimiz ve mutluluğu paylaşacak kimsemiz kalmadığında önemini fark ettiğimiz bu kale, herkese sığınak olsun dilerim.
Ben şimdi evime geldim.
Aileme. Kaleme..
Düşünmeye devam. Selametle..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Çatırtıları Duydunuz mu?

      Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :)       Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...