sessizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sessizlik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
12 Temmuz 2018 Perşembe
Karmaşık Seslerin Tam Karşısında
Düşüncelerimiz hayatımızın eşsiz güzellikleri gibi. Düşündüğümüz gibi hissedebilmemiz ayrı bir lütuf.. Düşündüğün her neyse öylesin. Onun gibisin. Onunlasın. Hayallerden bahsetmiyorum. Mesela güzel olduğunu düşünmenden, sağlıklı olduğunu düşünmenden, iyilikten, doğruluktan, merhametten.. Sevdiğini düşünmenden, sevildiğini düşünmenden. Belki gerçekler bunların tam tersi.. Yine de bunlar insana güç veren düşünceler değil mi?
Hayatın seyri bazen bizden bağımsız ilerliyor. Dün düşündüğümüz her ne varsa bugün buharlaşıyor. Yarın ne olacağını bilmeden tabi. Hayat garip.
Bu ne kadar mümkün bilmiyorum fakat güzel düşünmek gerek. Mümkün olabildiğince pozitif düşünmek gerek. Yoksa içimizin en derin kuyusu dört gözle içine düşmemizi bekliyor. Bazen ayağımız takılıyor kıyısına geliyoruz ama bir vesileyle ayağa kalkıyoruz yeniden. Bu vesileler ayakta durmayı öğretip gittikten sonra başlıyor belki asıl sınav.. Tekrar düşmeme çabası ve sessizlik..
Sessizliğin sesini dinliyorum şimdi. Kendi kalbimin sesini duymaya çalışıyorum, aklımdan geçenlerin ezgisine kapılarak.. Çünkü hayat çok garip. Durumlar anlam veremediğim karışıklıktaki şarkılar gibi aslında. Ben de uzaklarda, o karmaşık seslerin tam karşısında sessizce uçuşan melodileri izliyorum. Göklerde süzülen kuşlar gibi..
Sessizliğin sesini dinliyorum ve anlıyorum şimdi..
Görsel alıntıdır.
23 Haziran 2018 Cumartesi
Sessizliğin Müsebbibi
Geriye dönüp şöyle bir baktığımda, kendimi hep bir şeylere atlarken buldum. Gerçekten bu atlamaktı. Bir olay varsa sözcüsü bendim, alakam dahi olmasa da haklıyı savunan bendim. Müzik hocamız yoktu bir dönem koro şefiydim kendi korom vardı cidden, bacak kadar boyumla iyi şeyler çıkardı ortaya hatta mahallede teyzeler durdurur öper öyle geçerdim. Küçük bir şöhretim vardı yani.. :) Güzeldi.. Belki bana gaz veren de buydu. Ben gerçekten bir şeyler yapabiliyorum hissi. Başarabiliyorum fikri.. Ve ayrıca sınıfça bir plan varsa bunu hocaya söyleyen de bendim. Kabak benim başıma patlardı genelde ama sorun değildi. Tartışmalarda, emanetlerde önce akla ben gelirdim. Sonuçta ortada haklı ve haksızlar vardı ve bir de haklı gibi görünen vicdansızlar.. Ben haklıyı savunmalıydım. Pişman değilim.
Yıllar geçti.. Büyüdük.. Çıkarlar işin içine girmeye başladı, ergen tripleri başladı, not uğruna susmaları, beni öne atıp sonra kendilerinin kaybolmaları gerekti bilemiyorum. Ben hala aynı mantıkla yaşam mücadelesi vermeye çalışıyordum. En saçma olaylar bile '' Hadi sen yaparsın, sen halledersin..'' ile bana kalıyordu. Hayır diyememek yormuştu beni. Zaman biraz daha geçti, beni öne atıp arkamda bekleyenler yavaş yavaş azalmaya başladı. Karar verilen bir konu var ve herkes hemfikir ama iş ciddiyete gelince çözülmeye başladı tüm iplik. Baktım yoklar. Ben onlar için bir şeyler yapmaya çalışırken, ben onların isteklerini yerine getirmeye uğraşırken, kimse kalmazdı etrafımda. Okullar değiştirdim, çok farklı arkadaşlar edindim. Zaman bana bunu gösterdi. En sonunda dedim, yorma kendini..
Şimdi yine bir haksızlık varsa olayın içinde buluyorum bazen kendimi. Ne ara ben dahil oluyorum bazen kavrayamıyorum bile ama olur böyle şeyler diyorum. Büyük bir aşama kaydettim, artık susuyorum ve hatta dinlemiyorum bile. En azından kırılmıyor insan. Hevesi kaçmıyor iyilik yapmaya ya da birileri için uğraşmaya..
Bazen diyorum, şu hayat beni bile susturduysa, beni bile vazgeçirdiyse her şeyden, başkalarına neler yapmıştır.. Kimlere ne haksızlıklar yapılmıştır. Hayat.. Hayat deyip geçiyorum işte böyle. Tüm vazgeçişlerin bir sebebi, sessizliğin de bir müsebbibi vardır.
Anladım ki aslında kimse kimseye yaranamaz, hatta kendine bile. En iyisi içinden geleni yapmak, bırakın sevmesinler sizi, bırakın peşinizden konuşup yüzünüze gülenler, o gülüşü de esirgesin. Ne kaybedersiniz?
Velhasıl durumlar böyle. Kendi denizimde, kendi yelkenimle yaşamaya devam ediyorum. Saçma bulanlar olsa da kendi kendime yazıyorum öyle, bu bir tercihti.. Sessiz ve sakin bir hayat işte. Daha ne? Bazen olaylar çekiyor içim, derinlerde bir yerlerde karmaşa var çünkü bu yüzden normal karşılıyorum bu isteğimi.. En nihayetinde boşverdim..
Yarınlar güzel olsun, umut ve huzur dolu olsun diyor ve kapanışı yapıyorum.
Not 1: Bugün Tanpınar'ın doğum günü. Onu seviniz ve bol bol okuyunuz, çok başka biri..
Not 2: Oy vermeyi de unutmayın. Daha güzel bir ülke için, huzur için, barış ve kardeşlik için..
Selametle..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Çatırtıları Duydunuz mu?
Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :) Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...
-
TİMSAH HEYKELİ Kadıköy’de bulunan, her ne kadar dikkat çekmese dahi buluşma...
-
Dün gece Lale Müldür'ün, Mağaradakiler adlı edebiyat dergisiyle söyleşisine denk geldim. Ve dün gece itibariyle kendisine hayr...
-
Mutluluk.. Üzerine söylenmiş milyonlarca söz, yazılmış trilyonlarca yazı var. İnsanlığın yegane arzusu, duaları...
