evde kal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evde kal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25 Nisan 2020 Cumartesi
Bir Yeni Heves
Saat 02.22 bir deli baş ağrısıyla yazıyorum şimdi. Günlerdir içimden gelmiyordu yazmak. Zorlamadım ben de kendimi, geceye kısmetmiş.. Karantina günlerimiz kaldığı yerden devam ediyor. Sokağa çıkma yasağı içindeyiz hatta. Bu bile normalleşti. Virüsü kabullendik. En önemli işler askıda bekliyor şimdi. Ne garip değil mi? Arsızlığa vuran, inatla gezip dolaşan olmuyor mu? Oluyor tabi.. İnsan. Kıvrımlar herkeste aynı değil demek ki.
Günler aynı hızla geçmekle birlikte biraz daha farklı bir heyecana büründü benim için. Yine bir gece vakti 03.00 sularında 'bendir' düştü aklıma. Erbane ve bendir arasında kaldım aslında sonra düşündüm taşındım bendirde karar kıldım. Sabahında siparişimi verdim 20 Nisan'dan beri beklemedeyim. Bir yandan da kendimi dinliyor, heyecanımın geçip geçmediğini, hevesimin bitip bitmediğini sorguluyorum. Günler geçti ama benim gönlüm geçmedi. Uzun zamandır ilk kez heyecan duyuyorum. Bu benim için çok güzel bir şey tabii.
Bendir, def diye de bilinen, herhangi bir zil ve halka eklentisi olmayan, vurmalı bir müzik aleti. Çalabilir miyim bilmiyorum. Ama yaparız bir şeyler. Heyecan olursa her şey olur, zor gelmez denemeler. Heves ne büyük hikmet.. Heyecan duymak, beklemek.. Ben uzun zamandır bu kadar heves duymamışım demek ki bir şeye. Gönlüm aç kalmış. Umarım bendire hevesim ve heyecanım daim, yolumuz uzun olur.
Diğer yandan sanal dünyada, gerçek dünyamızdan dahi göçmüş insanlar tanıyorum. Onlarla yapılan sohbetleri, röportajları dinliyorum. Böylelikle yeni pencereler açıyorum kendime. Düşünemediklerimi söyleyen, göremediklerimi görebilen insanları dinliyorum kendimce. Ben her insandan bir şeyler öğrenebileceğimizi düşünenlerdenim. Kimilerinden bir şey, kimilerinden çok şey öğrenilir bu ayrı mesele tabii. Bu doğrultuda kişi bazında zaman ayarlamasını yapmak önemli. Çok çok kıymetli insanlar dinliyorum. Tapmadan dinliyorum. Kıymetinin bilincinde olarak ama onunda bir insan olduğunu, zaafları ve nefsi olduğunu unutmadan..
Dünya çok büyük vesselam. Yaşadığım alan zerresi dahi değil ve ben o zerrenin zerresine bile vakıf değilim. Çok farklı kültürler, çok farklı yerler, çok farklı yaşamlar var. Çok çok farklı işte.. Zaman nehrinden testiyi doldurmaya çalışıyorum kendimce. Bazen, bölgesel olarak önümüze attıkları kemiklerle oyalandığımızı ve bize öğretilen komik bilgileri ciddiye alarak dünyayı kurtardığımızı sanarak yaşıyormuş gibi yaptığımızı düşünüyorum. Şahsi fikrim şimdilik böyle. Daha farklı bir düşünceye kapılırsam devrin düzenini daha anlamlı bulurum belki. Zaman.. Hiçbir şey o kadar da önemli değil. Anlatacak çok şey var ama uzatmaya gerek yok diyerek kapanışı yapayım artık.
Öteki olan her şeye saygı ve sağlık dolu günlere..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Çatırtıları Duydunuz mu?
Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :) Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...
-
TİMSAH HEYKELİ Kadıköy’de bulunan, her ne kadar dikkat çekmese dahi buluşma...
-
Dün gece Lale Müldür'ün, Mağaradakiler adlı edebiyat dergisiyle söyleşisine denk geldim. Ve dün gece itibariyle kendisine hayr...
-
Mutluluk.. Üzerine söylenmiş milyonlarca söz, yazılmış trilyonlarca yazı var. İnsanlığın yegane arzusu, duaları...