29 Ocak 2019 Salı

Işıklı Yollar




      Bir gün her şey çok farklı olacak. Bambaşka olacak içinde olunan an. Şimdi kıvrandığımız her ne varsa o zaman anlamsız kalacak. Nihayetinde değişecek her şey. Daha önce de değişenler gibi. Her insanın iyi kötü bir planı var. Gerçek olmasına ihtimal veremediği ama yine de kalbinin köşesinde özenle beslediği hayalleri var. Bir su misali insan da yoluna akar.

     Geçenlerde İnstagram Keşfet'te gezinirken şöyle bir söz çıktı karşıma. ''Nasibin senindir ve senden başkasına isabet etmez.'' Belki tam olarak böyle değildi cümle fakat çok yakındı. Bunu okuyan her insan önceliği doğrultusunda farklı yorumlar bu cümleyi. Para, iş, aşk, sağlık, başarı, ev, araba insan için nasip sayılan her ne varsa, eminim akla gelenler de bu doğrultuda. Çok güzel bir cümle değil mi ya?

     Düşünsenize, bir kitap okuyacaksınız ve o sizin hayatınızı değiştirecek belki de. Ve hayatınızı değiştirecek o kitap şimdi bir yerlerde sizi beklemekte. Muhteşem değil mi? Siz döneceksiniz, dolaşacaksınız, başka bir kitaba takılıp günlerce içinden çıkamayacaksınız ama en nihayetinde o kitapla mutlaka karşılaşacaksınız. Ve ışıklanacak yollar, değişecek her şey. Mevzu derin aslında ama böyle yüzeysel bakıldığında bile bu döngüye bir hayranlık uyandırıyor kalbimde.

      Yarınlar sürprizlerle dolu. Biz yalnızca yürüyoruz. Bazen seçimler yapmamız gerekiyor. Kalbimizle aklımız, gerçek dünyayla hayal dünyamız arasında tek başımıza kıvranıyoruz. Nihayetinde bize ayrılana ulaşıyoruz. Ötesine değil.

      Hayallerimi düşündüm bir an ve peşinden bu cümle geldi aklıma. Nasibimse, hayatımı değiştirecek o kitap benim. İçeceğim su, yiyeceğim yemek.. Yalnızca benim. Başkasına isabet etmeyecek o iş, o ünvan, o hayat benim. Bana kalan yalnızca nasibime ulaşmak için bir labirent dolaşmak olacak. İşte gerçek hayat..!

      İnsan gibi yaşayacağımız, ışıklarla dolu bir hayat dilerim..





Görünmezliğime Duyulmazlık Kattım




      Saat 02:41

      Aslında haftalardır yazıp yazıp siliyorum böyle. Belki bunu da silerim. Bir süredir içimden konuşuyorum. Kimse duymuyor. Görünmezliğime duyulmazlık katıyorum kendimce.. Kendi kendime.

      Gecenin tam ortasında olmak ne güzelmiş. Özlemişim. Bu aralar hep bir şeyler özlüyorum nedense. Sessiz bir karanlığın içindeyim. Şimdi herkes tatlı uykusunda, huzur içinde..

       03:08 oldu. Yazıp yazıp siliyorum derken bunu kast etmiştim. Bu aralar içimden konuşmaktan dış dünyaya yazamıyorum. Geçer elbet. Yani geçmek zorunda. Hayat..

      O zaman ben susayım -ki aslında susmuyorum da benden başka duyan yok- sözü İncesaz'a bırakayım. O söylesin, dünya dinlesin. Hakkıdır! Bize bir süre daha susmak düşecek belli ki. Ne diyordu İncesaz, görünmez olanlara?

    
Sussun rüzgâr, solsun güneş, bitsin bu rüyâ..

                                                         Görsel alıntıdır.

25 Ocak 2019 Cuma

Bir Akşam Vakti Güneşe Serdim Kalbimi



         
        Bir akşam vakti güneşe serdim kalbimi ve fark ettim ki, hayat aslında bizim ona bakışımız kadar güzeldi. O zaman hayatımızı güzelleştirmek için bakışımıza el atma vakti ! Çünkü bakışlar önemli.. :)

        Nasıl ve nereden bakıyorsak hayata, hangi pencereden uzanıyorsak dünyaya, yaşam o kadar güzel ve tadında. Günü geldiğinde veda bile edemeyeceğimiz bu çaba, bu gayret, bu dünya, biz ona nasıl yaklaşıyorsak o kadar aslında. Garip değil mi? Her şey geçici ve insan aslında çok seçici.

       Asıl amaç dünyaya nasıl bakacağımızı, nereden uzanacağımızı öğrenmek olmalı belki. Daha huzurlu, neşe dolu bir ömür için.. Bunu öğrenmek gerek! Öğrendiklerimizi hayatımıza yerleştirmek ve belki çok daha önemlisi bunu sürdürmek gerek. Çünkü zaman hızla akıp gidiyor değil mi?

      Şu hayatta önceliğimiz huzursa, çizgi dışına çıkmamak yeterli. Öncelik mutluluksa, çizgi dolaylarında dolaşmak anlamsız gibi. Öncelik belirlenen bir hedefse, o hedefe ulaşmak için dünyanın yükünü göze almak gerekli. Belki de kaybetmeyi. İnsanlık hali. Ama dünya fani..

      Bu yüzden yaşayalım dostlar.. Yaşamak için yani gerçekten yaşamak için uğraşalım! İlk kural, başkalarının hayatlarına odaklanmak yerine kendimiz için uğraşmak olsun! Mutlu olalım. Nefes almayı hatırlayalım. Dünyaya misafir olarak geldiğimizi unutmayalım. Gerisi gelir. Biz yeter ki bir adım atalım.

      Hayat sürprizlerle, ışıklarla dolu olsun ve tüm kalpler huzur bulsun..



19 Ocak 2019 Cumartesi

Soğuk Oyunların Sıcaklığı



       Fonda İncesaz / Derya var.

       
       Bugün canım alışkanlıklar üzerine yazmak istedi. Alıştıklarımız, alışamadıklarımız, alışmaya çalıştıklarımız, kurtulduklarımız, kurtulamadıklarımız ve kurtulmaya çalıştıkça kıvrandığımız alışkanlıklarımız..
       Ara ara unutup kaşıdığımız, kabuklu yaralarımız..
       Bazı alışkanlıklar geçicidir. Oyalanacak sağlam meşgaleler bulduğumuzda unutur ve geçeriz. Bazılarının alışkanlık olduğunu inatla kabullenmek istemeyiz. Bu bir alışkanlık değil der ve günden güne bağlanmaya devam ederiz. Eldivensiz kar topu oynama isteğiyle soğuklara yürür gideriz..
       Bazen üşürüz, evet bazen çok üşürüz, eldivensiz olduğumuzu fark ederiz fakat dönüş yoktur! Soğuğa dayanamayan eller, kalbinde oynadığı bu soğuk oyunun sıcaklığı ile evine döner. Aklı kalsa dahi her bir kar tanesinde, ağır ağır yürür gider. Ta ki görünmez olana kadar..
       
Şimdi ben susuyor ve sözü İncesaz'a bırakıyorum, dinleyin..
             
      Mabed dünya,
      Zifiri karanlıkmış..

                                            Görsel alıntıdır.
                                     
       

Çatırtıları Duydunuz mu?

      Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :)       Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...