21 Temmuz 2018 Cumartesi
Mutluluk Topçukları
Dışarıdan çok güzel bir müzik geldi şimdi.. Sözlerini anlayamadım fakat gecenin sesi gibiydi. Bazı müzikler gece gibi. Eşsiz.. Ben de tüm yazdıklarımı sildim ve yazıma yeniden başlamaya karar verdim.
Her müziğin, her kokunun, her anın, her sohbetin, her ilişkinin ve sessizliğin de bir ruhu vardır. Yalnızca o zamana, o insana, o sohbete özgü bir ruh. İnsanı çok mutlu edebilecek, bazen uzak diyarlarda hissettirebilecek bir güç. Bazen bir şehre gittiğinizde o şehrin size özel bir enerjisi vardır. Bunu izah edemezsiniz, tanımsızdır ama vardır. Ve bir de çevrenizdeki insanlar.. Her biriyle bambaşka bir iletişiminiz vardır. Sessizliğiniz bile başkadır. Belki hiç konuşmamışsınızdır, belki sanal dünyanızdadır ama sanki susarak anlaşırsınız. Yıllardır tanıyormuşsunuz gibi sessiz bir yakınlık..
Hayat bize işte böyle mutluluk topçukları fırlatıyor bence. Karşımıza düştüğünde bizi mutlu ediyor, o anımızı, duygularımızı, düşüncelerimizi değiştiriyor. Bu belki de hayatın bize yön okları olabilir. Dur oradan değil, buradan gitmelisin deme şeklidir. Kim bilir..
Uzaklardan gelen o tatlı müzik çok gerçekti. Gece kadar güzel ve onun kadar narindi.. Bu gerçekliği görmezden gelmemek gerekiyor demek ki. Bu yazının seyri, gecenin sesiyle değişti..
Hayatın küçük sürprizlerini kalbimizde büyütüp, gölgesinde serinlemek için gören gözler, duyan kulaklar, hisseden bir kalp diliyorum hepimiz adına. Böyle böyle güzelleşecek dünya. İnanıyorum.. Acı çeken ruha, düşünen akla, sorgulayan vicdana da inanıyorum. Su akacak yolunu bulacak ve hayat bize mutluluk topçukları fırlatacak.. Bugün olmasa da.. Bir gün mutlaka!
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Olanlar ve An'lar
Tam da şimdi, pembe mavi bulutlarla dolu göğü izlerken bir anda blog sayfam aklıma geldi. Bulutların başladığı yere dönercesine spiral...
-
TİMSAH HEYKELİ Kadıköy’de bulunan, her ne kadar dikkat çekmese dahi buluşma...
-
Mutluluk.. Üzerine söylenmiş milyonlarca söz, yazılmış trilyonlarca yazı var. İnsanlığın yegane arzusu, duaları...
-
Düşüncelerin girdabından çıkamayan herkes fırtınanın ortasında tutunacak bir dal arar. Bu dal bir ağaç olmaz bazen. Kitap olur, defter...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder