Saçım ağarır,
Yaşım bağırır,
Yaşam daralır,
Bu dümende..
Birsen Tezer / Delikanlı
Aklımda bu şarkı var şimdi. Kendi kendine usul usul çalıyor. Keyifle dinliyorum. Aslında bu şarkıyı bugün ilk defa anlıyorum diyebilirim. Bu şarkıyı bugün ilk defa hissettim..
Bugün saçlarımı toplamak için aynaya baktığımda, tam bağımsız, asi bir tel gördüm. Parlak ve çok güçlüydü. Diğer tellerin yumuşaklığına inat, ben buradayım ve varım beni gör dedi sanki. Bugün gördüm, kabullendim artık o beyaz teli. Kabullenmek istemedim pek ama varlığı yadsınamaz bir gerçek. ( Bu arada mesele güzellik değil. Sarılara karışıyor, benden başkası anlayamıyor bile. )
Saçlarımda gördüğüm bu asi ruh, sen büyüdün diyor bana. Bunu kabullen ve kendi yolunu ellerinle yap diyor. Bir şeyler için uğraş, gökyüzünde görmek istediğin yıldızları bizzat sen gökyüzüne yapıştır diyor. Kendini mutlu et ve fark et diyor. Bu dünyada sen de varsın ve bir şeyler yapmalısın artık diyor. Bunun yanında bir şey daha söyledi bana. Eğer bu hayatta beyaz bir tel olacaksan, güçlü ve parlak olmak zorunda kalacaksın. Kalbin eğilip bükülmeyecek, dik durmaya çalışacaksın. Ruhen daha az yorulacak, daha az yıpranacaksın. Madem ki her insan yıllarla bir beyaz tel olmak zorunda, o zaman dinlemek gerek bu söylediklerini. Haklıdır belki..
Ruhumuz hep hassas bir çocuk. Milyarlarca gezegen gibi milyarlarca insandan biriyiz. Önceliklerimiz, hayata bakışımız, yaşayışımız, sevinçlerimiz, hayallerimiz, hüzünlerimiz çok farklı. Bazen anlamlandıramıyoruz olanı ve biteni. İnsanlık hali..
Velhasıl bir beyaz tel size neler der bilmiyorum ama bana bugün bunları söyledi. Nasihatlerini dikkatle dinledim. Sanırım artık bir şeyler değişmeli. Günler sağlık, huzur ve mutlulukla dolsun ve şans hep bizimle olsun..
Görsel alıntıdır.
