Karanlığımdan bildiriyorum.. Yapılacak şeylerin çokluğu ve boşluğu arasında esen rüzgarların sesiyle yazıyorum. Bazen uğul uğul esiyor bazen kıyametler koparcasına.. Neyse ki diniyor hepsi. Fark ettim ki, benimle aynı yolda yürüyen insanlar da kapıldı bu rüzgara. Onlar da sustu. Onlar da sessiz şimdi. Görünmez olduk hepimiz ama yol belli, sadece izimizi yitirdik. Bunu daha nasıl anlatabilirim? Ama şimdi size biraz karanlığımdan bahsetmek isterim.
Odamın lambası gece yarısı olduğunda yanmıyor. Şaka değil, 11'e kadar sorunsuzca çalışan lamba bir defa kapatıldığında ve 12'ye doğru tekrar açıldığında yanmıyor. Uzun süre açık kalmakla ya da çevirmekle bükmekle ilgili de değil. Birçok ihtimali değerlendirdim mantıklı hiçbir yanını bulamadım, nedenini asla anlayamadım ama bir neden vardır tabii. Ama bu gibi karanlıklara öyle çok alıştım ki, rahatsız olmuyorum. Gece kuşu olsam da aradığım şeyi bir şekilde buluyorum. İnsan karanlıkta daha iyi görmeyi ve görebildiğiyle yetinmeyi bile öğreniyormuş. İzahı olmayan şeylere maruz kalmak survivor gibi. Karanlığım böyle bir karanlık işte. Yeterince somutlaştırdığımı düşünüyorum. Başka evlerin başka odalarında muhtelif karanlıklar da mevcuttur tabii.
Geçen senelere, esen rüzgarlara, yağan yağmurlara, tomurcuklanmaya başladığında kar yağan ağaçlara.. Hangisine sarılalım?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder