Öyle güzel bir an içindeyim ki..
Dışarıda bembayaz bir örtü, gökte pamuktan bölünmüş gibi uçuşan karlar var. Karşımda sonsuz bir gökyüzü ve salına salına süzülüyor kuşlar. Güzel bir rüyanın ardından güne erkenden uyandım bugün. Karanlığın ardından doğan günü gördüm. Zifiriden beyaza.. Şükrettim sonra. Şansıma, gördüklerime, duyduklarıma, olana ve olmayana..
Sıcacık bir peteğin yanındayım şimdi. Bu güzel kar manzarasının tadını çıkarıyorum. Elimde ruhumu saran kitabım, penceremin pervazında da serçeler var. Tatlı tatlı ötüşüp pervazdaki ekmeği yiyorlar. Ben de doyuyorum onlarla. Ufacık kanatlarında, heyecanlarında özgürlüğü buluyorum.
Öyle huzurlu bir an bu. Öyle kabullenmiş ve öyle kendinden emin.. Yazgısına rıza göstermiş, gelmişi ve geleceği olduğu gibi kabullenmiş, aklı yaratan aklın daha akıllı olmasına güven duyan, hiçbir şeye sarılmayan ama her şeyi saran. Olması gereken her şeyin zaten olacağına inanan. Öyle bir huzur.. İşte öyle bir an.
Mevsimleri izlemek, düşen kar tanelerinde zamanı bulabilmek, huzur veriyor insana. Gökten zaman yağıyor sanki. Düşen karlar, su oluyor toprağa. Can oluyor. Bu dumanlı uçuş, doğacak yeni filizlerin habercisi. Bitecek kışın, gelecek baharın.. Bir mevsim daha gözlerimizin önünde böyle süzülüyor şimdi.
Günü, okuyacağım birkaç sayfadan sonra başlatacağım. Önce ruhumu doyuracağım sonra bedenimi. Kalbimi, aklımı, gözlerimi.. Günü anlamlandırmak adına yapılacak ne varsa yapacağım herkes gibi. Güzel bir sabahın içindeyim. Bu huzur dolu anı olduğu gibi yazmak istedim. Bir güzel kuş bir parça kar yedi şimdi. Kuşlar kar yer mi? Yermiş. :) Dışarıda ve içeride yaşayan herkesin güzel sabahları olmasını dilerim.
Sevgilerimle..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder