28 Eylül 2018 Cuma
Eylül Döküntüleri
Günler bazen çabucak, bazen de ömürmüş gibi geçiyor. Şu aralar çabucak geçen günler yaşıyor gibiyim. Hayat her zaman işvesi ve cilvesiyle hatırlatıyor kendini, olanlar pek şaşırtmıyor. Her şey tıpkı beklediğim gibi. Bazen yoruluyorum ama hayat engebeli yollarla doluydu zaten değil mi?
Hayatın bir akışı var. Bazen bu akışa taş atıp dalgalandırıyoruz günleri. Yine de değiştiremiyoruz hiçbir şeyi, olacak olan bir şekilde oluyor, su daima yolunu buluyor. Tıpkı yaşanılan günler gibi. Garip..
Her gün bir macera, her macera bir tecrübe. Hepsini atıyorum heybeme. Artık hepsi benimle. Hayatın engebelerinde yürürken aradığımı buluyorum heybemde. Durumlar böyle..
Bazen aklıma bunu da yazmalısın dediğim konular geliyor. Dur diyorum kendime. Sus ve yalnızca içinden konuş. Kalpler hassas bir terazide tartılıp duruyor bu günlerde. İnsanlar şaşırtmaya çalışsa da bazen beni, bünye alışık alakasız çeşitlere.. İnsanoğlu.. Garip.. Dünya hali böyle..
Uzunca bir aradan sonra yazmak güzeldi, şimdiyse aklımı önce dağıtacak sonra derleyip toplayacak bir şeylerle meşgul olma vakti.
Bu yazı sessiz ve sakince bir köşede yaşasın şimdi.
Eylül döküntüleri gibi..
Görsel alıntı olmakla birlikte, hayatımın özetidir.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Olanlar ve An'lar
Tam da şimdi, pembe mavi bulutlarla dolu göğü izlerken bir anda blog sayfam aklıma geldi. Bulutların başladığı yere dönercesine spiral...
-
TİMSAH HEYKELİ Kadıköy’de bulunan, her ne kadar dikkat çekmese dahi buluşma...
-
Mutluluk.. Üzerine söylenmiş milyonlarca söz, yazılmış trilyonlarca yazı var. İnsanlığın yegane arzusu, duaları...
-
Düşüncelerin girdabından çıkamayan herkes fırtınanın ortasında tutunacak bir dal arar. Bu dal bir ağaç olmaz bazen. Kitap olur, defter...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder