Dönüp dolaşıp buraya geldim. Burada olmak, kendi içimde yaşamak, aklımın odalarında dolaşmak gibi. Yazdıklarımın belki de tek okuyucusu benim. Bu da ayrı bir özgürlük veriyor gibi. İç sesim söylüyor, ben de yazıyorum. Düşünsel özgürlüğün zirve hali. En azından benim için.. Şimdi iç sesimi klavye ile buluşturma vakti.
Sevmek, sevildiğini hissetmek, toplumda bir yer edinmek, değer görmek, değerli görüldüğünü bilmek, insanların hayatına dokunduğunu görebilmek, önemsenmek, bir insan için en büyük mutluluk olsa gerek. Benim gibi duygularıyla ve kelimelerle yaşam enerjisi bulan biri için böyledir diyebilirim. Muhakkak vardır benim gibi düşünenler. Kokusunda sevgi bulunan bir kelimenin nasıl iyi geldiğini, günü nasıl güzelleştirdiğini bilirler elbet. İşte bugün böyle bir gündü. Hatırlanmak, gün boyu sevgi ve saygı dolu cümlelerle sarmalanmak ne güzel..
(Fonda hala bildirim sesleri var. Minnettarım, şanslı olmak bu olsa gerek. :) )
Hayatın bazen şanstan ibaret olduğunu düşünüyorum. Bazı anlarda yani. Karşınıza çıkan, yaşadığınız, etkileşim halinde olduğunuz iyi kötü her şeyin bir kazanç olduğunu düşünüyorum. En kötü tecrübelerin dahi bir sebebi olduğunu ve aslında bambaşka bir olayda avantaja dönüştüğünü düşünüyorum. Düşünebilmem için aklımın ikna olması gerek. Aklımı ikna edebilecek tek şey ise yaşam ve yaşanan gerçek. Yaşamın içinde bunları görmek, meseleye olan inancımı arttırıyor benim. Evet her şey başka bir şeye dönüşmek üzere fragmanı gösterilen bir film gibi. Yaşadığımız anlık hüzün, bütünden bir parça ama asıl mevzu bambaşka. İşte bunu da zaman gösteriyor yalnızca. Zaman.. Sihirli sözcük. Olmazları olduran, mümkünleri imkansız kılan, büyü..
Kalabalıkların aslanları, içinde süt dökmüş bir kedi taşır. Bu kedi bazı zamanlarda tenhalığından kaçar ve kalabalıklarda dolaşır. Sonra tekrar bulur yerini. Her şey normal seyrine ulaşır. İnsanız.. Bazen içimizdeki o süt dökmüş kedinin başını okşayıp özgürlüğüne kavuşturmalıyız. Dönüp dolaşıp geleceği yer nasılsa bellidir. İçinizdeki süt dökmüş kedi yalnızca sevgiye gelir. Kendinizi ve içinizdekini sevin. Her şey güzelleşir. Nihayetinde herkes kendini ve kendi içini en iyi bilendir. Değil mi? Kendinizi kalabalıklar içinde yalnız hissettiğinizde, kuyruğunuzu indirmek durumunda kaldığınız ve bunun bir saçmalık olduğunu hissettiğinizde bu durumu hatırlayın.
İnsanız.. Gücümüzün içinde güçsüz yanlarımızın da olabileceğini ama her şeyin olması gerektiği haline dönebileceğini unutmamalıyız. Bunu bugün kendime hatırlattım. Görebildiğimiz her şey, bizim ona ayırdığımız değer kadar kıymetli. Her şeyin yeri de kıymeti de ayrı. Değer kotamızı doğru şekilde paylaştırmak gerek. Bu en mantıklısı. Dünyayı sevgi güzelleştirecek.
Bunu böyle dağa taşa yazacağım. :)
Günün kapanışını yaparken iç sesime teşekkür ediyor ve kulağımın her zaman onda olduğunu hatırlatıyorum. Hatalarımın, yanlışlarımın, heyecanlarımın, öfkemin, sevgimin, merhametimin tek kaynağını, duygulardan mürekkep bir insan olduğum gerçeğine bağlıyorum. Aklımın, kalbimin ve ruhumun daha çok törpülenmesi gerek. İyi olan her şeyi severek ve öğrenerek..
Buraya kadar kimler okudu asla bilmeyeceğim.
Muhtemelen düşünceler ve kalpler bir..
Sağlıklı, huzurlu, neşe dolu günler dilerim.
Sevgilerimle..

