28 Haziran 2019 Cuma
Uzaktaki Yakınlar ve Zoraki Dostluklar
Bu yazıyı hiçbir yerde paylaşmak istemiyorum. Denk gelen okusun artık. İnsan bazen saklanmak istiyor. Düşüncelerinin farklı beyinlerde mutasyona uğramasını istemiyor. Bazen anlaşılamamak da yoruyor. Nihayetinde yazı insanın zehrini alır. Ben de şifa için buradayım. Başlayalım!
Bu aralar okumadığım zamanlarda videolar izliyorum. Bana birileri bir şeyler katsın, başka yolların da var olduğunu hatırlatsın istiyorum. Bugün bunlardan birini izledim. 3 - 4 arkadaş birlikte felsefeden, edebiyattan, sinemadan, sanattan yer yer psikolojiden, bazen sosyolojiden mevzuya girip, genel anlamda hayat mefhumundan gün yüzüne çıkıyorlar. Güzel bir sohbet yani. Fikirler, tecrübeler, bilgiler masada uçuşuyor adeta, muazzam bir muhabbet hali..
Sonra düşündüm. Etrafımızda bu sohbet var mı? Çevremizdeki insanların sohbet anlayışı bu gibi konular mı? Yalnızlıktan şikayet eden yüzlerce insan varken, neden kimse birbiriyle konuşmuyor? Neden buna rağmen yalnızlıktan şikayet eden insan yalnızlığa koşuyor? Garip değil mi?
Bunları düşünürken kendimce şöyle bir noktaya vardım. Etrafımızda insanlar çok ama fikri ortaklık çok da yok. Aradığımız şey orada değil. Sevgi bazen keyfe yeterli değil. Sosyal medyanın hayatımıza girmesiyle fikri denkliğin varlığıyla karşılaştık. Belki yolda dahi karşımıza çıkmayacak olan fakat bizim gibi düşünen, bizim zevk aldığımız konulardan, müziklerden, kitaplardan zevk alan insanların varlığı ancak diğer yandan da uzaklığı, yalnız bir hayata sevk etti bizi. Sohbet ve eğlence anlayışımızın farklı olduğu insanlarla zoraki dostluklar yolu bir noktada tıkıyor tabi. Sevgiden bahsetmiyorum. İnsanlar arkadaşlarını sevebilir ama onlarla aynı düşünceye ve hobilere sahip olmayabilir. İnce mevzu. Hepimizin eksikleri, yanlışları var. Ama mühim olan keyif halinde olmak değil mi dostlar? Maksadımız anlaşılmak ve anlamak değil mi? Ruhu ve aklı doldurmak değil mi? Bugün aklıma böyle bir mesele geldi ve belki bu fikrim değişir kim bilir.. Yanlış anlaşılmaları düzeltmeye uğraşacak enerjiyi ve sabrı kendimde göremediğim için bu yazıyı burada sonsuzluğa bırakıyor, aradığımızı bulduğumuz şen ve bilgi dolu sohbetlerin olduğu arkadaşlıklar diliyorum. Nihayetinde göçüp gideceğiz vesselam, ruhumuzu doyuralım değil mi?
24 Haziran 2019 Pazartesi
Bir Damla Mürekkep
Hayatta -anladığım kadarıyla- ne yaparsan yap, hevesini kıracak, yoluna taş koyacak bir şey, bir damla mürekkebini dahi esirgeyecek bir kalem muhakkak vardır. Dünya hali..
Demek ki, bir şeye heveslendiğinde çabucak yorulmamak ve hedeflediğin noktaya pes etmeden ulaşabilmek için ‘kalite’ ile yola çıkmak, karşına ilk çıkana koşmamak gerekiyormuş. Bir plan yaparken kalemi, defteri, yerini, yurdunu, eşini, dostunu kaliteli olandan seçmek gerekiyormuş. Bunu alakasız bir şekilde bir kez daha görmüş ve deneyimlemiş oldum şimdi. Önemini fark edemediğimiz ne çok şey var değil mi?
Bir diğer yandan, yaşanan olumsuzlukların insana üzerine konuşacak/yazacak malzeme verdiği doğrudur ancak sırf bu faydası var diye olumsuzluklara hoş gözle bakmaya gerek yok sanıyorum. Misafir olduğumuz dünyadan sessiz sakin geçmek varken böyle maceralar aramaya lüzum olmadığını düşünüyorum. Ne yazık ki karşımıza çıkan zorlukların ardı arkası kesilmiyor tabi, gölge gibi hep peşimizde sanki..
Kıyamayıp atamadıklarımız, etrafımızdan ve hayatımızdan uzaklaştıramadıklarımız bizzat bize kıyıyor sanki. Hayat her noktada böyle mi sahi? “Emek olmadan yemek olmaz.” ya da “ Cefa çekmeyen nutkuna eremez.” gibi sözler boşa söylenmiş olamaz değil mi? Belki de imkansızlıklar dahilinde söylenen, insanın sabrına güç kuvvet vermek için saçılan sözlerdir hepsi. Olamaz mı? Olabilir tabi..
Konu bambaşka bir seyirde ilerleyecekken, canım yazmak istediğinde karşıma ilk çıkan bir tükenmez kalemin esirgediği bir damla mürekkeple konu nerelere geldi.. Ne diyorduk sahi? Kalite..
Kalite her daim ayrıntıda gizli..
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Çatırtıları Duydunuz mu?
Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :) Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...
-
TİMSAH HEYKELİ Kadıköy’de bulunan, her ne kadar dikkat çekmese dahi buluşma...
-
Dün gece Lale Müldür'ün, Mağaradakiler adlı edebiyat dergisiyle söyleşisine denk geldim. Ve dün gece itibariyle kendisine hayr...
-
Mutluluk.. Üzerine söylenmiş milyonlarca söz, yazılmış trilyonlarca yazı var. İnsanlığın yegane arzusu, duaları...

