23 Nisan 2019 Salı
Saydam Fanusta Bu Akşam
Bazı anlar vardır. Uyanırsın.. Bu uyanış hayatın tam içinden kopup gelen, gerçek acılardan ve en gerçek hislerden beslenen bir uyanıştır. Uzakları, en uzaktan çekince ve hayretle izlersin. Hayat böyledir çünkü. Uzaklar ve yarınlar hep hayret verir..
Yılların senin için yaptığı o ince planı bilmeden, günlerini gelecek güzelliklerden ve yıkımlardan habersiz bir şekilde yaşar gidersin. Oysa ummadığın her ne varsa, sıraya dizilmiş ve birer birer gerçek olmak için sana ulaşmayı beklemektedir..
Hayret, korku, heyecan..
Yarınlar için en uygun sözcükler bunlar şu an. An ortasında, acabalar ve belkiler arasında tarifsiz bir yansıma.. Bir yudum çayın verdiği sıcaklıkla, başka insanların hayatı karşılarına alışlarına tanık olma. Hayat çok garip değil mi ama?
Başka hayatlara mercekle bakmak, insanın zihnini açıyor. Bu hayat yalnızca böyle ilerlemiyor, maceralar kuytu köşelerde bizleri bekliyor düşüncesi insana güç veriyor. Omuzlara konan bir el gibi, ince belli bir bardağın verdiği naif sıcaklığıyla kavrıyor kalpleri..
Günün sonu var mı? Gece aslında kimler için karanlığın ortası? Bu akşamlar hangi sabahın habercisi? Peki ya biz gözler kapalı yaşarken, gelecek günler adına hiçbir şey bilmiyor olmak, savunmasızlığımızın kaçıncı seviyesi?
Bildiğim bir şey var! En gerçek sancıların ardından gülümsüyor mutluluklar.. Gerçekler, görünenin aksi seyrinde ilerliyor her bahar.
Bu günler, güneşin o güçlü yansımasından uzakları görememe hali. Hayat, umutların ve mutlulukların en gerçeği. O zaman gelecek günleri heyecan ve sabırla beklemek gerekli.
Şimdi en saydam fanusta, akşamı yaşama vakti..
20 Nisan 2019 Cumartesi
Bir Mucize Olsun ve Şans Bizi Bulsun
İnsanlara şöyle bir baktım ve şu kanıya vardım. Şans diye bir şey var arkadaşlar! Var yani.. Biz ne kadar zorlandığımızda kader mefhumuna sığınsak da şans diye bir şey gerçekten var!
Bazen bir şeyler için uğraşırsın, didinirsin, hayaller kurar, hedefler koyarsın. Bir şekilde el götürür, yel götürür, sel götürür hayallerin tuzla buz olur. Dilediğin asla olmaz işte. İşte o olmazlara uzaktan şöyle bir bakar, kader dersin.. Hayırlısı buymuş heybene bir hayırlısı buymuş daha eklersin.
Aradan zaman geçer bir bakarsın aynı hedefe senin kadar istek duymayan biri ulaşmış. Ne duasına katmış ne hayallerinde yaşamış.. Ama başarmış! Olmazlar olmuş, bulmazlar bulmuş velhasıl olan olmuş. Gören gözlere tek bir laf kalmış. Nasibi oymuş..
Bazen bazı durumlara çok emek vermesen de kolaylıkla ulaşırsın. Su yolunu bulur, bulmuşken lutfedip senin de yolunu açmış olur. Şans budur! Kimilerinin şansı açık, her istediğine kolayca kavuşur. Ne isterse istesin hayalleri nihayetini mutlaka bulur..
Bundan sonra dileğim şanslı bir insan olmak. Her zaman iyi olana çabucak ulaşmak. Ufacık fırsatlarla çok mutlu olmak. Bundan sonra duam budur. Umuyorum ki şans bundan sonra daha çok isteyenle olur! Bir mucize olsun ve şans hep bizi bulsun!
Şanslı ve mutlu günler olsun.. :)
13 Nisan 2019 Cumartesi
Yolun Yokuşundaki Yok Oluşlar
Ruhum şimdi, sessiz sakin bir düzlükte, muhteşem bir gökyüzü manzarası eşliğinde, verandada oturmuş narince esen rüzgarın anlattıklarını dinliyor. Zamanın, insanların, hayatın ve yaşananların dışında. Yalnız ve sessiz. Uzaklardan gördüğü, birazdan inci inci düşecek yağmurun habercisi bulutlara el sallıyor. Bu yağmur çok uzaklardan, düzlükte kalan kirleri temizlemeye geliyor.
Kalbim biraz suskun. Kinden, kirden ve hasetten kırılmış, kendi sesine kulaklarını kapatmış öylece bekliyor. Zaman.. Her şeyin ilacı olan zaman, kalbimi de saklar mı bu toz ve kir bulutundan?
Bedenim, dinlenmek için rahat bir koltuk arayışında. Sessizliğin içindeki sesi dahi duymak istemiyor. Anda ve burada. Berrak bir suyun durgunluğunda, öğlen vaktinin yeşile dokunuşuna bakarak huzur arıyor.
Beynim sorular soruyor sıklıkla. Yaşanan, görülen, duyulan ne varsa anlam vermeye çalışıyor. En çok '' Neden? '' diyor mesela.. Biraz da '' Nasıl? '' diyor. Sonra cevap bulmaya çalışıyor kendi sorularına. Rayına oturmayan her ne varsa, yolunu arıyor. Bulmaya çalışıyor. Düşünüyor, düşünüyor.. Bazı tanımsız olayların içinden çıkamıyor. Yolun yokuşundayız demek ki diyor. Bir gerçekten etek tut diyor sonra. Yoruluyor..
Parmaklarım yazıyor. Aklımın, kalbimin, ruhumun sesini dinleyerek kelimeleri boş bir sayfaya emanet ediyor. Her kelimenin ardında büyük bir boşlukla, en derinden hissedilen duyguları süzerek kelimelere aktarıyor. Kendince. İyi ve kötü kavramının dışında, boşluğun tam ortasında bir şeyler anlatmaya çalışıyor..
Düşünen akıllara, hisseden kalplere, gören gözlere, vicdana, merhamete, dürüstlüğe, en çok da zamanın gücüne saygı ve hasretle..
Görsel alıntıdır.
31 Mart 2019 Pazar
Kolonya Kokulu Boşluklar
Saat 21.10
Sessizliğin sesini dinliyorum şimdi. Birazdan ışığı da kapatacağım ve karanlığa saklanacağım. Karanlığın içinden alacaklarımı alıp, telefonumun klavyesine dökme vakti.
Çünkü canım yazmak istedi. Yazmak ama paylaşmamak.. Paylaşmazsam kimse özellikle açıp okumaz rahatlığıyla dökmek istiyorum eteğimdeki gülleri.
Karanlık bir sessizlik var şimdi..
İçimden konuşuyorum. Duyabilen varsa anlıyordur illa ki. Ah telepati.. Sen ne güzel şeysin! Lakin anlaşılamamak çok yoruyor beni. Hayatın tam ortasından değil belki ama kıyısından geçiyorum. Böyle hissediyorum bu günlerde. Bazı boşluklar var ve bozuk raylarda hiç iç açıcı değil bu yokuşlar.
Ama geçecek..
Biliyorum..
Güller açacak, bülbüller ötecek, güneş kalplerimizi ısıtacak. Sonra mis gibi hanımeli kokuları, sümbül, leylak kokuları saracak her yeri. Bir kelebek kanat çırpacak umut her zaman vardır der gibi. Biliyorum.. Hayattaki bazı boşluklara zeytin çiçeği kolonyamdan dolduruyorum. Boş kalmasın, güzel koksun. Değil mi?
Hayatta hiçbir şey sanıldığı, görüldüğü gibi değil..
Elimizden geldiğince güzel bakmalı, güzel görmeli.
O zaman karanlığa biraz daha karışma vakti..
Görsel alıntıdır.
20 Mart 2019 Çarşamba
Bu Zamanların Özeti
Günlerin vızır vızır, saniyelerin bazen asır, saatlerin bazen saniye gibi geçtiği zamanlardayım. Yoğun ve yorucu bir süreç ama elbet geçecek..
Hayata dair ince planlarım, afaki hayallerim yok bu aralar. Küçük mutlulukların arkasına saklanıp, sessizliğin heybetine başımı yaslayıp, kalbimin sesini dinliyorum. Günlerimin özetini böyle geçiyorum. Çünkü hayat..
Bu aralar kalbimin, vicdanımın, ruhumun çok sakin ve rahat olduğunu hissediyorum. Gün içindeki türlü saçmalıkların ardından bu rahatlık bana bir sonraki gün için güç veriyor belki de. Bu güzel bir şey. Hayata dair ufak tefek sorunlar olsa da, güzellikler de oluyor bazen. Bu güzelliklerden de güç alıyorum. Mutlu olmaya çalışıyorum.
Yarınların sürprizlerle dolu olduğuna inanıyorum ve bekliyorum. Güzel günler el sallayarak geliyordur belki. Şimdilik göremesem de öyle olduğunu düşünüyorum. :) Çünkü neden olmasın değil mi?
Velhasıl, hayat zor ama kolaylaştırmak istiyorum ve bunun için kendi sınırlarımı zorluyor, elimden geleni yapıyorum. Bu zamanların genel özeti budur.
Artık gece oldu, yarına hazırlık gerek. Mutluluk gerek, enerji gerek.. Zaten gece oluyor sonra birden sabah oluyor. Sabah olduğunu da çok idrak edemeden bir bakıyorum ki gün bitmiş. Bazen yorgunlukla, biten ben miyim yoksa gün mü bilemiyorum ama böyle böyle geçiyor işte günler. Geçsin bakalım. Geçsin ve güzel anlara gitsin tüm günler. O zaman, mutlu günler.. :)
29 Ocak 2019 Salı
Işıklı Yollar
Bir gün her şey çok farklı olacak. Bambaşka olacak içinde olunan an. Şimdi kıvrandığımız her ne varsa o zaman anlamsız kalacak. Nihayetinde değişecek her şey. Daha önce de değişenler gibi. Her insanın iyi kötü bir planı var. Gerçek olmasına ihtimal veremediği ama yine de kalbinin köşesinde özenle beslediği hayalleri var. Bir su misali insan da yoluna akar.
Geçenlerde İnstagram Keşfet'te gezinirken şöyle bir söz çıktı karşıma. ''Nasibin senindir ve senden başkasına isabet etmez.'' Belki tam olarak böyle değildi cümle fakat çok yakındı. Bunu okuyan her insan önceliği doğrultusunda farklı yorumlar bu cümleyi. Para, iş, aşk, sağlık, başarı, ev, araba insan için nasip sayılan her ne varsa, eminim akla gelenler de bu doğrultuda. Çok güzel bir cümle değil mi ya?
Düşünsenize, bir kitap okuyacaksınız ve o sizin hayatınızı değiştirecek belki de. Ve hayatınızı değiştirecek o kitap şimdi bir yerlerde sizi beklemekte. Muhteşem değil mi? Siz döneceksiniz, dolaşacaksınız, başka bir kitaba takılıp günlerce içinden çıkamayacaksınız ama en nihayetinde o kitapla mutlaka karşılaşacaksınız. Ve ışıklanacak yollar, değişecek her şey. Mevzu derin aslında ama böyle yüzeysel bakıldığında bile bu döngüye bir hayranlık uyandırıyor kalbimde.
Yarınlar sürprizlerle dolu. Biz yalnızca yürüyoruz. Bazen seçimler yapmamız gerekiyor. Kalbimizle aklımız, gerçek dünyayla hayal dünyamız arasında tek başımıza kıvranıyoruz. Nihayetinde bize ayrılana ulaşıyoruz. Ötesine değil.
Hayallerimi düşündüm bir an ve peşinden bu cümle geldi aklıma. Nasibimse, hayatımı değiştirecek o kitap benim. İçeceğim su, yiyeceğim yemek.. Yalnızca benim. Başkasına isabet etmeyecek o iş, o ünvan, o hayat benim. Bana kalan yalnızca nasibime ulaşmak için bir labirent dolaşmak olacak. İşte gerçek hayat..!
İnsan gibi yaşayacağımız, ışıklarla dolu bir hayat dilerim..
Görünmezliğime Duyulmazlık Kattım
Saat 02:41
Aslında haftalardır yazıp yazıp siliyorum böyle. Belki bunu da silerim. Bir süredir içimden konuşuyorum. Kimse duymuyor. Görünmezliğime duyulmazlık katıyorum kendimce.. Kendi kendime.
Gecenin tam ortasında olmak ne güzelmiş. Özlemişim. Bu aralar hep bir şeyler özlüyorum nedense. Sessiz bir karanlığın içindeyim. Şimdi herkes tatlı uykusunda, huzur içinde..
03:08 oldu. Yazıp yazıp siliyorum derken bunu kast etmiştim. Bu aralar içimden konuşmaktan dış dünyaya yazamıyorum. Geçer elbet. Yani geçmek zorunda. Hayat..
O zaman ben susayım -ki aslında susmuyorum da benden başka duyan yok- sözü İncesaz'a bırakayım. O söylesin, dünya dinlesin. Hakkıdır! Bize bir süre daha susmak düşecek belli ki. Ne diyordu İncesaz, görünmez olanlara?
Sussun rüzgâr, solsun güneş, bitsin bu rüyâ..
Görsel alıntıdır.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
Çatırtıları Duydunuz mu?
Kulağım çınladı, işte geldim. Beni mi anmıştınız? :) Tabii ki dönüp dolaşıp konacağım dal, burası olacaktı. Bu defa kendi düşünc...
-
TİMSAH HEYKELİ Kadıköy’de bulunan, her ne kadar dikkat çekmese dahi buluşma...
-
Dün gece Lale Müldür'ün, Mağaradakiler adlı edebiyat dergisiyle söyleşisine denk geldim. Ve dün gece itibariyle kendisine hayr...
-
Mutluluk.. Üzerine söylenmiş milyonlarca söz, yazılmış trilyonlarca yazı var. İnsanlığın yegane arzusu, duaları...






